Subscribe Yazilar RSS | Subscribe Yorumlar RSS

KARISIK YAZILAR Kategorisi için Arşiv

Çünki ben bir KADINIM

.

ÇÜNKÜ BEN BİR KADINIM

Küçük bir erkek çocuk annesine sordu.

“Niçin ağlıyorsun?”.

“Çünkü ben bir kadınım” diye cevapladı annesi.

“Anlamadım!” dedi çocuk. Annesi çocuğu kucaklayıp,

“Ve hiç bir zaman anlamayacaksın!” dedi.

Babasına “Baba, annem niçin ağlıyor?” diye sordu.

Baba “Bütün kadınlar sebepsiz ağlayabilen yapıdadır” diyecevapladı.

Küçük oğlan büyüdü, yetişkin adam oldu, hala kadınlarin niçin

ağladıklarını keşfedemedi.

Nihayet öldukten sonra cennete gittiğinde Allah’a sordu.

“Allahım” dedi.

“Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?”

Allah dedi ki…

“Ben kadınları özel yarattım!… Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek

kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak

omuzlar, doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının

nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim.

Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin

hastalığında yorgunluğa papuç bıraktırmayacak kudreti verdim.

Her türlü şart altında ve hatta annelerini çok kötü incitselerde,

cocuklarını sevmek duygusallığını verdim.

Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını

dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor.

Kocalarına tüm kusurlarıyla sevmek kudretini verdim.

Erkeğin kaburgasından onları erkeğin kalbini korumaları için yarattım.

Onlara iyi bir eşin asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve

kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka

verdim.

Tek zayıflık olarak kadınlara birer gözyaşı verdim.

Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda

kullanmak üzere… İnsanlık için bir gözyaşı…” diye cevapladı.

(alintidir)

Biz kadinlari cok guzel anlatan  yaziyi daha once diger sitemde yayinlamistim , sizlerinde begeneceginizi dusunup , tekrar paylasmak istedim.

SEVGİLER

.

DERGİYİ GÖRMEK İCİN. BURAYI TIKLAYINIZ………..

PDF olarak indirmek için tıklayınız.

.

ANNELER GÜNÜ

YILIN ANNESİ VE DUNYANIN EN İYİ ANNE BLOGGER ÖDÜLÜ !!!

İYİKİ VARLAR. İYİKİ HEDİYE EDİLDİLER. İYİKİ ”ANNE ” DİYEBİLDİLER !

COK SEVGİLİ CANIM ARKADAŞIM

BİR DUT MASALI-NUNU’CUGUM BENİ BU GUZEL ÖDÜLE LAYIK GÖRDÜGÜ İCİN ÇOK

TEŞEKKUR EDERİM.

EVVELA ÇOK KIYMETLİ ANNECİGİMİN,

ve TÜM ARKADAŞLARIMIN ANNELİK DUYGULARINI YÜCELTEN EVLATLARINI SEVGİYLE ÖPÜYOR, ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.

BENDE BU GUZEL ÖDÜLÜ TUM BLOG CAMİASİNDAN OLAN VEFAKAR ANNE VE ANNE ADAYLARİ ARKADAŞLARIMA GONDERİYORUM.

ANNENİN GÖZ YAŞLARI

Orta yaşlı kadın, evin içinde telaşlı bir haldeydi. Eşyaların yerini değiştiriyor, örtüleri düzeltiyor, arada bir mutfağa gidip pişmekte olan yemeğe bakıyor, tekrar salona dönüyordu. Sokaktan gelen her seste pencereye koşuyor, her duyduğu kapı zilinde de, başkasının zili olduğunu anlayıp üzülüyordu.

Başka şehirde iş bulan oğlu, hem uzak yerde olduğundan hem de izin alamadığından 2 aydır gelememişti. Orta yaşlı kadın, büyük bir özlemle oğlunun gelmesini ümit ediyor, kulağı zil sesinde, ayak sesinde telaşla bekliyordu. Her anneler gününde, çocuğunun ona “Anneciğim, annler günün kutlu olsun” diyerek, boynuna sarılmasına öyle alışmıştı ki, sanki oğlu kapıdan giriverecek ve koşup boynuna sarılacaktı, sonra da onun için hazırladığı tatlılardan yiyecekti. Oysa oğlu geleceğini söylememişti ki. Kadın, boynu bükük düşündü, “-ya gelmezse, ya izin alamadıysa.” İçini özlem dolu bir alevin yalayıp geçtiğini hissetti.

Kadın sabahtan hazırlığa başlamıştı.. Telaşlı halini gören eşi, sorup durmuştu;” Bu telaşın niye?” diye ama cevabını bir türlü alamamıştı. Sonunda da kadın; “-Bu gün evde işim çok, sen git-gez biraz” diye ısrar ederek, eşini rica-minnet dışarı çıkarmıştı. “Ya, telaşımın nedenini anlarsa, ya saatlerce beklediğim halde oğlum gelmezse” diye düşünmüştü. “Gelmezse” düşüncesiyle bir daha yüreği titremişti.

Saatler geçip gidiyordu, öğlen olmak üzereydi; “-Gelemiyorsan, bir telefon et bari, ‘anneciğim’ de..” İçinde sıkıntı armaya başlamıştı; “-Anneler gününü kutlamak için bir telefon bile etmeyecek mi acaba? Ben böyle bekliyorum ama o belki hatırlamadı bile. ‘Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur’ sözü anneler için de geçerli olur mu hiç. Olamaz canım, bir telefon eder en azından. Hoş telefon yetmez, özledim yavrumu, kara gözlerini, yaramaz gülüşünü. Hıh.. yaramaz, dediğimi duysa yine darılır, ‘Beni çocuk gibi sevme’ der. Sanki nasıl seveceksem…”

Çocuğunu düşündükçe, onunla konuştuğunu düşündükçe yüzü gülüyor, farkında olmadan bir anda neşeleniyordu. Sonra duvardaki saate gözü takılıyor, yeniden durgunlaşıyordu. “-Gelmeyecek, telefon bari etse..” diye düşündü istemeye istemeye. “-Sesini bari duymuş olurum”. Tam böyle düşünürken, cep telefonunun sesiyle irkildi, omuzlarında bir yorgunluk, bakışlarında bir burukluk telefona uzandı., ekranına baktı, arayan oğluydu.

Sevinmeli miydi? sevinemedi. …Acaba …Acaba gelemeyeceğini söylemek için mi aramıştı. Telefonda kutlayıp geçecek miydi anneler gününü, sarılamayacak mıydı yavrusuna?

Açtı telefonu;

-Alo..

-Alo, nasılsın anneciğim?

-Sağol yavrum, sen nasılsın?

-İyiyim anneciğim.

-Ne yapıyorsun, işler nasıl?

-Biraz zor oldu ama alıştım, hem bu şehre, hem de işe alıştım.

-Öyle mi yavrucuğum.

Söylemiyordu işte ne telefonda kutluyordu, ne de gelmiyeceğini söylüyordu. Sonunda dayanamayıp sordu;

-İzin aldın mı yavrum?

-Evet anneciğim, izin aldım. Sen nerden bildin.

-Nerden mi, anneler günü için izin almadın mı?

-Ha, anneler günü doğru ya. Anneler günün kutlu olsun anneciğim.

-Sen sen.. bunun için izin almadın mı?

-Ah anneciğim, çok sevdiğim, benim için çok önemli bir bayanı görmeye gideceğimi söyledim. Şefim de izin verdi. Şimdi onun yanına gidiyorum.

Orta yaşlı kadın durakladı, sesine hakim olmaya çalıştı.

-Öyle mi, nasıl biriymiş bu?

-Anneciğim, emin ol bana, senin daha önce yaptığın yemeklerden daha lezzetlisini, daha önce yaptığın tatlılardan daha tatlısını yapmıştır, beni bekliyor şimdi.

-Ben… şey… tamam yavrucuğum. Şey, umarım o da seni seviyordur.

-Sevdiğine eminim anne, zaten bu ilk iznimi sırf onu görmek için aldım. Babam nerde anne?

-Dışardaydı yavrum. Hah.. kapı çalıyor, sanırım baban geldi.

-Tamam anne selam söyle, ben de mis gibi kokuların geldiği, dünya da en çok değer verdiğim bir dünya güzelinin kapısındayım.

-Tamam yavrum, söylerim. Sonra yine ara yavrum. Allah’a emanet ol.

Telefonu kapattı. Oysa ne kadar özlemişti oğlunu, ne kadar görmek istiyordu. Kapıya eli uzanırken, gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu.

Kapıyı açtığında, boynuna atılan oğlunun “-Canım anneciğim, anneler günün kutlu olsun!” diye bağırması sanki bir rüya sahnesiymiş gibi geldi. Oğlu; “-Anneciğim, seni sevindirecek bir sürpriz yapayım dedim, lütfen ağlama” dese de, annesi sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Yazan;Ahmet Ünal ÇAM

“TUM ANNELERİN VE ANNE ADAYLARİNİN ANNELER GUNUNU KUTLARİM.”

Related Posts with Thumbnails