Subscribe Yazilar RSS | Subscribe Yorumlar RSS

Faydalı Bilgiler Kategorisi için Arşiv

 

Püf Noktaları:

 

Mutfakta ise yarayan puf noktaları

 

Acı patlıcanın…

Doğranıp soyulmuş patlıcanların acılığını almak için yarım saat kadar tuzlu suda bekletmeniz yeterli…

Baklagilleri pişirirken…

Kuru fasulye, mercimek, nohut gibi besinlerin vitamin ve mineralleri haşlandıkları suya geçtiğinden, haşlandıkları bu suyla pişirilmelidir. Bu yiyeceklerin çabuk pişmesi için yemeğin içine karbonat ilave etmek ise başlı başına bir hatadır, çünkü böylelikle bütün vitaminleri yok etmiş olursunuz.

Daha da lezzetli zeytinyağlılar için…

Zeytinyağlı yemeklere bir-iki adet kesme şeker atarsanız yemeğin lezzeti daha artacaktır.

Daha lezzetli çaylar için…

Çay ne kadar çok demlenirse, tadının o kadar iyi olacağı fikri bilinenin aksine yanlıştır. Çayın uzun süre demlenmesi içindeki bazı maddelerin oranını değiştirdiğinden bu da çayın tadını etkiler. Çayınızı en fazla 10 dakika demleyin, tadının daha lezzetli olduğunu fark edeceksiniz.

En güzel patates kızartması ve püresi…

Patates kızartmasının kıtır kıtır, gevrek olmasını istiyorsanız, patatesleri una buladıktan sonra tavaya atmalısınız. Patates pürenize değişik bir koku ve tat vermenin yoluysa içine bir miktar hindistan cevizi atmaktan geçiyor…

Jöle ve reçelde meyve seçimi…

Kayısı, çilek, kiraz, ananas vb gibi pektini az meyvelerden jöle veya reçel yaparken şeker ölçüsünü az tutmalı, şeftali, armut, tatlı elma vb gibi az asitli meyvelere ise normalden daha fazla limon suyu koymalısınız.

Kızarmış balık…

Balığı yıkadıktan sonra iyice kurulamak una ve yumurtaya daha iyi bulanmalarını sağlar bu da yemeğinizi daha lezzetli kılar…

Kuruyan kahveler…

Türk kahvesinin tazeliğini ve kokusunu kaybetmemesi için paketi kavanoza boşalttıktan sonra içine iki-üc şeker atın. Böylece kavanozdaki kahve bitene kadar tazeliğini koruyacaktır.

Mayonez yapmanın esası..

Mayonez yaparken başarısızlığa uğramamak için yağ ve yumurtanın aynı ısıda, oda sıcaklığında olmasına dikkat etmelisiniz.

Salata için doğru soğan…

Salataya doğrayacağınız soğanı bir süre buzlukta bekletmenizde fayda var. Bu sayede hem doğrarken gözünüzü yakmaz, hem kolay dilimlenir, hem de görünüşü daha parlak olur.

Sert ciğerler…

İki-üc dakikadan fazla pişen ciğer sertleşir, yumuşatmak için rakıda bekletmeyi deneyebilirsiniz.

Soğan ve gözyaşı…

Soğanın gözlerinizi yakmamasını istiyorsanız üzerine sirke döküp birkaç dakika beklettikten sonra soyun. Bir diğer yöntem ise soğanı bir süre buzlukta bekletmektir.

Sebzeler pişerken kötü kokuyorsa…

Bazı sebzeler pişerken etrafa pek de hoş olmayan kokular saçabilir. Özellikle de soğan, sarmısak, karnabahar ve lahana gibi içinde keskin koku veren kükürtlü maddeler bulunanlar… Pişirme esnasında soğan ve sarmısakta bu koku hafifler ancak lahana ve karnabaharda pişirme süresi uzadıkça koku da artar. Aslında bu problemi çözmenin yolu oldukça basittir. Yemeğinizi pişirirken içine çok az miktarda damlatacağınız sirke bu sorunu çözmeye birebirdir. Ayrıca bu tip sebzeleri fazla bekletmemeye, tazeyken kullanmaya özen göstermeye ve sebzeleri fazla pişirmeyip yumuşayıp ezilmeye başladıklarında ateşten indirmeye de dikkat etmelisiniz.

Şimdi sos zamanı…

Salatanıza sirke ve limon içeren sosları servisten hemen önce koymalısınız. Salata sosunuzu önceden eklediğiniz takdirde hem yaprakların rengi bozulur hem de A ve C vitaminlerinde kayıp meydana gelir.

Tabaklardaki çatlaklar…

Tabaklarınızda oluşan küçük çatlaklar nedeniyle kırılmalarından korkuyorsanız; tabağı bir tencereye koyarak ağzına kadar sütle doldurun. Çok kısık ateşte 45 dakika kaynatarak soğumaya bıraktığınız tabaklarınızda çatlaklardan eser kalmadığını göreceksiniz. Bu işlemi bütün porselen objeleriniz için kullanabilirsiniz.

Tatlı, pasta ve keklerde kurutulmuş meyveler…

Tatlı, pasta ya da keklerinizde kuru meyve kullanmak istediğinizde seçtiğiniz meyveyi birkaç saat sevdiğiniz bir içkide bekletin, farkı göreceksiniz.

Taze bisküviler için..

Bisküvi kutusuna koyacağınız bir-iki adet kesme şeker, onların tazeliğini koruyacaktır.

Yağlı kağıt…

Yağlı kâğıt yemeğin kararmasını önleyerek çabuk pişmesini sağlar.

Yemeğiniz yağlı olduysa…

Yağı fazla olan yemeğin üzerine iki dilim bayat ekmek koyarak kapağını kapatın. Bu işlem yemeğin buharıyla birlikte yağını da çekmesini sağlar.

Yemekleri pişirirken…

Yemekleri pişirirken tuzunu ya da şekerini hemen katmayın, çünkü bu katkı maddeleri yemeklerin pişmesini geciktirir.

Yumurta fazla pişerse…

Yumurta gereğinden uzun süre pişirilirse sarısı ile beyazı arasında yeşil bir halka oluşur. Bu halka oluşana kadar pişen yumurtanın kokusu rahatsız edici, hazmı zor olabilir. Yumurtanın maksimum pişme süresi 12 dakika olmalıdır.

Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız,

 bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışıma yumurtaya ilave edin. Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.

limon Kabuklari

Suyunu sıktıgınız limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz

Mayonez Hazırlama
Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.

Sıktığınız limonları atmayın
Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken sasirtici sonuçlar alirsiniz.

Bakir Kaplarin Parlatilmasi

Bir bezi sirke ile hafifce islatip bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.

Ceviz Lekesi Elden Nasil Çikarir?

Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çıkar.

Patetes Pisirmenin Püf Noktasi
Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir hemdaha lezzetli olur.

Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca

tencereye birkaç parça çiğ patates atın. Fazla tuzu çekecektir

Kuru bakliyatları

bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.

Tuz bazen sütü keser.

Bu nedenle beşamele ve diğer sütlü soslara kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.

Pilavınızı tekrar ısıtırken

bir kabın içinde ateşe su koyup kaynayınca tencerenizi içine oturtursanız pilavınız taneli kalır ve tazeliğini muhafaza eder.

Ellerdeki sarımsak kokusunu

çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.

Karnabaharın haşlama suyuna

bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.

Kereviz pişirirken kokusunu almak için

 içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu kerevizin kokusunu alacaktır.

Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır.

Bunu önlemek için lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için ekmek içlerini küçük temiz bir torba içinde koymanız sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

Terbiye Yöntemleri
Türk mutfağında etlerin geniş bir kullanım alanı vardır. Bu nedenle, hangi yöntemle pişirilirse pişirilsin etin lezzetli olması büyük önem taşır. Etin lezzetini arttırmak için yapılan işlemlerden biri de, marine (terbiye) etmektir. Marine etme, etin taze ot ve baharatlı bir sıvı (marinat) içinde bekletilerek yumuşatılması ve tatlandırılmasıdır.İşte size kolayca hazırlayabileceğiniz bir marinat: Bir miktar soğanı (ör.1 kg. et için 3 orta boy soğan) çok küçük parçalar halinde kestikten sonra bir tülbentin içine koyun ve suyunu bir kabın içine çıkartın.
Aynı kabın içine bir miktar zeytinyağıyla birlikte kekik ve defne yaprağı koyun. Eti bu karışımın içine yatırın ve 24 saat bekletin. Etinizin yumuşak ve lezzetli olacağını göreceksiniz.

Etler ızgara yaptıktan sonra bekleyecekse, saklama kabını önceden ısıtıp, ağzını sıkıca kapatmak, yiyeceklerinizin daha geç soğumasını sağlayacaktır.

 

Et Pişirirken
Benmari usulü pişirme, yemeğin tencerenin altında yanan ateşle temasının önlenmesi amacıyla, içinde su olan bir tencerenin içine oturtularak yavaş yavaş pişirilmesi yöntemidir.Bu yöntem tercih edildiğinde, alttaki tenceredeki suyun, üstteki tenceredeki yemeğin en az yarısına kadar gelmesine dikkat edilmelidir.
Fırında tavuk pişirirken tavuğu, içinin pişmesi, dışının yanmaması için, göğsü altta, sırtı üstte olacak şekilde tepsiye koyun ve fırınınızı 160 °C’de kullanın.Fırında pişirdiğiniz tavuğu hemen yemeyecekseniz ve kurumasını da istemiyorsanız, fırından çıktığında üzerine Sana ve limon suyu sürün ayrıcada alüminyum folyoya sarın. Tavuğunuz yumuşacık kalacaktır.

Et, tavuğa göre daha uzun sürede pişer. Eti fırında yapacağınız zaman, fırınınızı 180 °C’ye ayarlarsanız, daha iyi sonuç alırsınız. Eğer eti fırına vermeden önce yağlayacaksanız, yağlı tarafının gelmesine dikkat edin. Tariften yemek yaparken ölçülerin uygulanması büyük önem taşır. Şeker, un gibi malzemeyi kap içinde ölçeceğiniz zaman, yerleştirmek için bastırmaktan kaçının Aksine, hafifçe bir biçimde karıştırın. Tariflerdeki ölçüler buna göre verilmiştir.

Birçok çorbaya, sosa ve pilava lezzet veren et sularının iyi sonuç vermesi için, günlük tüketilmesi gerekir. Et suyunun defalarca kaynatılması, lezzetini bozulmasına neden olur.

Rostoyu pişirdikten sonra 15 dakika bekletip servis yaparsanız, hem lezzeti daha iyi olur, hemde daha rahat kesilir.

Izgara etlerini servis yaparken üzerlerine aromalı bir parça Sana koyarsanız değişik bir lezzet elde edersiniz.

Sote etmek, sebze balık veya etlerin, yağda karıştırılarak veya iri parçalar halindeyseler alt üst edilerek, rengi koyulaşıncaya kadar pişirilmesidir. Sote ederken, pişirilecek malzemenin eşit büyüklükte olmasına dikkat edilmelidir. Küçük parçalar halinde doğranmış sebze, balık veya etler sote edilirken, tava veya tencerenin kapağı kapatılmaz. Ama parçalar büyük ise, gereçler renk aldıktan sonra, kapak örtülerek pişirmeye devam edilmelidir.

Et kavururken tencerenin etrafında biriken (yapışkan) maddeleri sıyırarak tencerenin içine alın. Çünkü bu maddeler bol miktarda aroma içermektedir.

 

Kızartma Yaparken
Gratine etmek, temel anlamıyla bir yemeğin üstünü kızartmaktır. Bunun için yemeğin üstüne, beşamel sos, rendelenmiş peynir veya yumurtayla karıştırılmış ekmek içi sürülür ve fırına verilir. Gratine tadını mümkün olduğunca fazla alabilmek için ise, yemeğin konulduğu kabın fazla derin olmaması gerekir.En çok tercih ettiğimiz pişirme yöntemlerinden biri de kızartmadır. Eğer derin yağda kızartma yapıyorsanız iyi sonuç alabilmek için yiyeceğin hacminin dört katı yağda kızartmalısınız.

Kızartma yağının ideal sıcaklığa geldiğini anlamak için kızartılacak malzemeden küçük bir parçayı yağa atın. 20 Saniyede yüzeye çıkıyorsa yağ istenilen ısıdadır.

Kızartma süresince yağın ısısı sabit kalmalıdır. Bunun için kızartma kabına bir seferde fazla yiyecek koymamaya dikkat edin.

Unutmayın! İyi bir kızartma yağı, sadece ilk anda köpürür ve fritözde yapışkan artık bırakmaz.

Bozulan yağda kızartılan yiyeceklerin dışı fazla kızarır, içi çiğ kalır. Yiyecekler aşırı yağlı olur. Ömrünü tamamlamış yağ sürekli köpürme ve duman yapar. Kızartmada kullandığınız yağın mısır özü ve ayçiçek olmasına dikkat edin, zeytinyağı kızartma için uygun bir yağ değildir.

Kızartılacak olan yiyecekleri önceden baharatlamayın. Çünkü baharat yiyeceğin yüzeyinede hoş görünmeyen noktacıklar meydana getirir.

Kızartma yağının ömrünü uzatmak elinizde. Yağın sağlıklı bir şekilde defalarca kullanabilmek için, her kızartmadan sonra süzün ve ağzı kapalı, ışık geçirmeyen bir kabın içinde saklayın. Yağın bozulmaması için, yiyecekleri ıslak veya nemli olarak fritöze atmayın.

Kızgın yağa bakırlı ve kalaylı gereçlerin sokulması, yağın bozulmasına neden olur. Bu tür gereçlerin paslanmaz çelik olması gerekir.

Kızartılacak yiyeceklerin eşit büyüklükte kesilmesi, eşit oranda kızarmalarını sağlayacaktır.

Kızarmada ideal ısı, 175-195 °C’dir. Yağın ısısının düşük olması yiyeceğin yağ çekmesine, yüksek olması ise, yanmasına neden olur. Yağın sıcaklık derecesini anlayabilmek için, içine küçük bir ekmek parçası atın. Eğer ekmek altın sarısı rengi bir dakikada alırsa yağ 175 °C, 40 saniyede alırsa 190 °C, 20 saniyede alırsa 195 °C’dir.

Yumuşak dokulu yiyecekler kızartılırken, yüzeyinin zarar görmemesi için yiyecek bir bulamaça (un, yumurta veya galeta unu) batırdıktan sonra kızartılır. Bu tür yiyecekler kızartılırken yağın bozulmaması için, kaplama maddesinin fazlasının atılması gerekir.

Dondurulmuş gıdalar kızartılırken, kızartılacak parçalar küçük ise, çözdürülmeden kızgın yağa atılabilir. Ama büyükse Mutlaka çözdürülüp sonra kızartılmalıdır.

Patatesleri kızartmadan önce süt dolu bir kabın içinde biraz bekletin, kuruladıktan sonra tavaya atın. Böylece daha az yağ çekeceklerdir.

Kızartma yaptığınız besinlerin fazla yağ çekmesini istemiyorsanız yiyeceklerinizi yumurtalı una (galeta unu da olabilir) batırıp 15 dakika kadar buzdolabında beklettikten sonra kızartırsanız, hem daha lezzetli hem de daha az yağ çekmiş olacaktır.

Salata ve Garnitür İpuçları
Salata yaparken öncelikle salata Gereçlerinin ıslak olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü malzemenin ıslak olması, sosun malzemeye nüfus etmesini engeller. İyi bir salata için ayrıca, Gereçlerin birbirini bütünler nitelikte olması gerekir. Örneğin kabakla dereotu, domatesle fesleğen, cevizle peynir birlikte kullanıldığında iyi sonuç verirler.

Garnitür olarak hazırlanan sebzeler kaynayan pişirme suyuna atılıp 4-5 dakika pişirildikten sonra margarinle hafifçe çevirilmeli.
Çılbır yaparken, su yumurtanın üzerini kapatacak miktarda olmalı, pişirmeyi kolaylaştırmak için de suyunu biraz tuz ve sirke eklenmelidir.

 

Sebze Pişirirken
Karnabahar, lahana, soğan gibi keskin kokulu yiyecekler pişirilirken tencere kapağı aralık tutulursa, kokunun yemeğe sinmesi önlenmiş olur.
Sebze yemeği pişirilirken yemeğe ekleyeceğiniz su sıcak olmalıdır. Yemeğiniz daha lezzetli olacaktır.Yeşil renkli sebzelerin rengini korumak için tencerenin kapagı aralık tutularak buharın çıkması sağlanmalı veya yemek tencerenin kapağı sık sık açılarak pişirilmelidir.

Sebzeler haşlanarak kullanılacaksa, haşlama suyuna eklenecek bir miktar sirke, sebzelerin renginin korunmasını sağlayacaktır.

Haşlama Yaparken
Makarnanın haşlama suyuna bir, iki baş soğan, havuç v.b.sebzeler koyarsanız daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

Et suyu yaparken mutlaka soğuk su ile haşlayınız. Böylelikle aromalar eşit oranda yayılır.

Hamur İşleri
Eğer evde ekmek yapıyorsanız, içine koyacağınız bir miktar haşlanmış ve ezilmiş patates ekmeğinizin daha geç bayatlamasını sağlayacaktır.

Kekinizin kabarmasını istiyorsanız margarin ve şekerini iyi çırpın. Güzel kek yapmanın bir koşulu da margarin ve yumurtanın oda sıcaklığında olmasıdır.
Börek veya kek yaparken Sana kullanırsanız hamurunuzun daha iyi kabardığını ve lezzetli olacağını göreceksiniz.

Erimiş Sana yağının içine süt katıp yufkanın her katmanına sürerseniz böreğinizin daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı Sana sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin. Lezzetine doyamıyacaksınız.

Ürünleri Saklarken
Balığı derin dondurucuya kaldırmadan önce içine limon sıkılırsa çözüldüğünde kokusu daha az olur.

 

Pişirme Gereçleri
Düdüklü tencereye konacak malzeme ve su miktarı, tencereyi hiçbir zaman tam olarak doldurmamalı, tencerenin en az 1/3 ‘ü boş kalmalıdır.Pişirme Hatalarını Düzeltme
Çorbanızın tuzu fazla kaçtıysa, bir patatesi kabuklarını soyup ikiye kestikten sonra, çorba tenceresinin içine atın.
Çorbanız çok sulu olduysa, hazırlayacağınız bir meyaneyle kıvamını ayarlayabilirsiniz. Bunun için iki kaşık eritilmiş Sana’yı bir kaşık unla karıştırıp ve bu karışımı pişmekte olan çorbanıza yavaş yavaş ekleyin.

Pilavı tutturmak ustalık ister. Eğer pilav suyunu çektiği halde pirinçler hala sertse, ¼ ölçü sıcak su ilave edin ve pirinçler suyu çekinceye kadar pişirmeye devam edin.

Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı Sana sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin. Lezzetine doyamıyacaksınız

 

Hamur İşine Soyunurken
Hamur işi yaparken hamuru mutlak surette en az 30 dakika dinlendiriniz. Üzerini nemli bir bez ile kapatıp buzdolabına koyunuz. Böylece hamur daha iyi açılacak ve daha iyi performans verecektir.
Un ve nişasta türü malzemeyi nereden kullanırsanız kullanın mutlaka elekten geçiriniz ki topak topak kalmasın.Kek – Pasta Yaparken
Kek yaparken karıştırmak için kullandığınız kaşığa hamur yapışmasını istemiyorsanız, kaşığı kullanmadan önce süte batırın. Hamurun yapışmadığını göreceksiniz.

Pişen keki kalıbından çıkartmakta zorluk çekiyorsanız, keki dökmeden önce kalıbın içine yağlı kağıt döşeyin. Fırından çıkardığınız zaman, kağıdın uçlarından tutup keki kalıptan çıkarabilirsiniz.
Genellikle pasta ve börek yaparken yumurtanın sarısını ayrı kullanmanız gerekir. Yumurtayı altında kap olan ve dar ağızlı bir huninin içine kırarsanız, akı hemen akar, sarısı hununin içinde kalır.

Pastalara kattığınız fındık, ceviz, v.s.’nin dibe çökmemesi için una buladıktan sonra karışımın içine katın. Böylece piştiğinde pastanın içine eşit bir şekilde dağılmış olurlar.

Pastaların üstüne koyduğunuz muz, elma, armut gibi meyvelerin kararmaması için, meyveleri limonlu suya batırıp kullanın.

Pandispanya veya kek kalıplarına boşaltmadan önce kalıpların içine yağlı kağıt koyarsanız kekleriniz yapışmaz.

Kir – Leke – Neme Karşı
Çelik tencerenizdeki lekeleri çıkartmakta zorluk çekiyorsanız; temizlerken tencerenin içine bir tatlı kaşığı karbonat ve bir fincan sirke koyup kaynatın. Hem üzerine işleyen kara lekeler çıkacak, hemde pırıl pırıl olacaktır.

Çatal – bıçaklarınız kararıyorsa, bulaşık makinenizin deterjan gözüne ayda bir kere çamaşır suyu koyun.
Şeker kavanozunun altına kurutma kağıdı koyarsanız, şekerin nemlenmesini önlemiş olursunuz.

Yağ şişelerini yıkarken, şişenin içine birkaç parça kaya tuzu koyun (baharatçılarda bulabilirsiniz) ve suyla çalkalayın. Bu işlemi yaptıktan sonra yıkadığınızda pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

Yazın kuruttuğunuz sebzeleri, içine gazete kağıdı koyduğunuz teneke kutularda saklayın. Bu şekilde rutubet almalarını önlemiş olursunuz.

Yemek yaparken tencerenin dibi tutuyorsa, bir miktar karbonatı suyla karıştırıp hamur haline getirin ve bu hamurla tencerenin dibini örtün, birkaç dakika bekletin. Kolayca temizlenecektir.

Şişelerin dibini temizlemek için, içine gazete parçaları atıp su doldurun. Birkaç saat bekledikten sonra, deterjanlı sıcak suyla yıkayın.

Tazeliği Koruma Yolları
Bir iki gün öncesinden kalan ekmek, börek ve benzeri hamur işlerini atmayın. Alüminyum folyoya sararak ısıtın. Yeni pişmiş gibi taptaze olacaktır. (Eğer ısıtmak için fırın kullanacaksanız, folyo yerine fırın torbasına da koyabilirsiniz.) Fakat üzerine az miktarda su serpin.
Donmuş veya kristallenmiş balı eski haline getirmek için kavanozu içi sıcak su dolu bir kapta bekletiniz.

Hazırladığınız sosun servise kadar soğumadan kalmasını istiyorsanız, sos kabını sıcak su dolu bir kabın içinde bekletin. Bu şekilde ısısını ve lezzetini koruyacaktır. Üzerinin kabuk bağlamasını önlemek için üzerine bir parça margarin bırakın ve yağlı kağıt ile örtün.

Kahvenizi ağzı iyi kapanan bir kutuya koyduktan sonra buzlukta bekletin. Uzun süre bayatlamadan kalacaktır.

Kesik limonların beklerken kurumaması için, limonu kesik yüzeyi alta gelecek şekilde bir tabağa koyun ve üstüne bir bardak kapatın. Limonun kesik yüzeyine dökeceğiniz bir miktar tuz da kurumasını geciktirecektir.

Peynirlerinizin tazeliğini koruması için, hava almayacak şekilde şeffaf folyoya sarın.

Şeker kavanozunun altına kurutma kağıdı koyarsanız, şekerin nemlenmesini önlemiş olursunuz.

Yazın kuruttuğunuz sebzeleri, içine gazete kağıdı koyduğunuz teneke kutularda saklayın. Bu şekilde rutubet almalarını önlemiş olursunuz..

Tuzu naylon poşetinden çıkartıp, koyu renkli cam kavanozda serin bir ortamda saklayın.
Tuz alırken iyotlu olmasına dikkat edin. İyot, ısı ve ışıktan hemen etkilendiği için, tuzu
yemek piştikten sonra ilave edin.

Teneke içinde olan konserveleri açtıktan sonra mutlaka başka kap içine alınız. Çünkü bir
kere açılan tenekenin özellikle ağız kısmı bakteri üremesi için elverişli bir ortamdır.

Yumurtanın Sırları

Genellikle pasta ve börek yaparken yumurtanın sarısını ayrı kullanmanız gerekir. Yumurtayı altında kap olan ve dar ağızlı bir huninin içine kırarsanız, akı hemen akar, sarısı hununin içinde kalır.
Yumurta akını çırptığınız zaman çırpılan kap yağdan arınmış olmalı ve az miktarda tuz eklenmeli ki yumurta beyazı iyi kabarsın.

Yumurta haşlarken suyun ve yumurtanın üstüne serptiğiniz bir tutam tuz, yumurtaların çatlamamasını sağlayacaktır.

 

Bayat ekmekleri ziyan etmemek için,

ufalayıp, hava almayacak şekilde bir naylon poşete koyarak derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Köftelerde rahatlıkla kullanabilirsiniz. 

Çorbanız çok tuzlu olduysa,  

 bir patatesi dörde bölerek içine atın. Patatesler pişince yemeğin tuzunu da emecektir.

Et pişirirken dağılmaması için,  

 suyuna birkaç damla sirke koyun.

Kesik limonun kurumasını önlemek için,  

küçük bir tabağa su koyup, limonun kesik tarafını suyun üzerine yerleştirin.

Patateslerin haşlarken dağılmaması için  

 suyuna 1 kaşık sirke ilave edin.

Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için,  

soğanları soymadan 1 fincan sirkeyi üzerlerine serpip biraz sallayın.

Maydanozlarınızı uzun süre buzdolabında aynı tazelikte koruyabilmek için,  

 bir kavanoza doldurarak ağzını sıkıca kapatın.

Mantarları pişirirken kararmaması için,  

 suyuna tuz ve limon suyu ilave edin.

Katı yumurtayı 10 dakikadan fazla haşlamayın. 

Fazla haşlanan yumurtanın sarısı siyahlaşır ve dilimlerken dağılır.

Yumurtalı bulaşıklar ılık suyla yıkanmalıdır.

Çünkü yumurta kokusu ılık suda daha çabuk yok olur.

 

Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için,

 üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için;

 

 yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için,

 

gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

Tutkal lekelerini çıkarmak için,

 

 sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için

 

lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için

 

yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

Çay lekesi:
Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

Ütüde sararan elbise

 

hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

Sürahinizin dibi kir tutmuş ise,

 

 içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
Tertemiz olacaktır.

Buzdolabındaki nemi

 

almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise,

 

kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

Konserve açıldıktan sonra

 

cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

Kristallerin ışıl ışıl parlaması için,

 

yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

Sararan teflon tava ve tencerelerin

 

içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye

 

eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın

Dibi tutan tencereleri

 

bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

Musluklarınızı temizlemek için

 

bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

karnı baharın haşlama suyuna

 

bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığı fark ederisiniz.

Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız

 

üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.,

Yumurta lekesini çıkarmak için

 

 önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

Pirinç ve bakliyatların saklanması için

 

 cam kavanozları tercih edin.

Balık kokusunu çıkarmak için

 

yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın.Sonra bolca durulayın.

Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için

 

kabın içine fincan tabağı koyarsanız,çatlamasını önlersiniz.

Domatesi kolay soymak için,

 

bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

Patlıcanların acısını almak için,

 

 soyunca tuzlu suda bekletilir.

Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın

 

 akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin.

 

Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

Sosislerin patlamasını önlemek için;

 

fırın yada ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanı yeterli olacaktır.

Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için,

 

 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın

Taze ceviz lekesini elden çıkarmak içi,

 

eller önce bir – iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

Çikolata sosu hazırlanırken

 

içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

Kuş üzümlerini ayıklamak için,

 

onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

Zeytin yağı lekesini çıkarırken

 

bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerine gezdirilmelidir.

 

Soğanların üzerine biraz un serpilirse kavururken kararmaz.

Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca

 

 tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız,

 

 soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

Yumurtaları kolayca soymak için,

 

 kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için

 

kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

Parlaklığını kaybeden çelik tencereler

 

ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır, ve bir bez parçası ile parlatırsanız tencereniz pırıl pırıl olur.

 

Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa,

 

hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.

Süte biraz karbonat atarsanız

 

 hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

 

Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

Pastaların daha gevrek olması için

 

hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı – tuzlu farketmez)

Bir kumaşı benzin yada başka bir leke çıkarıcı

 

ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.

 

Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.

Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.

Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için

 

bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.

Lavaboyu temizlerken

 

tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.

Uzunca bir süre kullanılmayan

 

eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için içine bir parça kesme şeker koyun.

Pilavınızı tekrar ısıtırken

 

bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

Patates pişirirken

 

suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.

Halının rengini

 

canlandırmak için en son suyuna sirke konur.

 

Çizik zeytin yağ ve limonla servis edilirse daha lezzetli olur.

Sütü ocağa koymadan

 

tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

Bulaşık suyunuza

 

bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

Renkli gömlekler

 

yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

Yoğurdu sulandırmak

 

 için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

Elbiselerin fermuarları

 

yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.

Kapılarınız veya çekmeceleriniz

 

bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

Baş ağrısı için:

 

Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)

Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.

Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.

İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için:

 

Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

Buz dondururken:

 

Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır… Buda buzun mat görünmemesini sağlar.

Dişlerinizi doğal temizleyin:

 

 Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

Küçük yanıklar için:

 

Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.

Ağız kokusu için:

 

Kahve çekirdeği çiğneyin.

Arı, sivri sinek sokmalarına karşı:

 

Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir’i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.

Fermuarlar sıkışırsa:

 

Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.

Gözlük camları:

 

 Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.

Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa:

 

Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün. İyice derisine yedirin ve giyin. Derisi ayağınıza göre açılacaktır.

 

Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denediniz mi?

Çiçekleriniz için, haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.

Gülleriniz boyunlarını bükerse, ilk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.

Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yok edersiniz.

Kapılarınızı vs. cila yaparken:

 

Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.

 

Akü başları oksitlenirse cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz

Fareleri kaçırmak için nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.

Boya fırçaları sertleşmiş ise kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.

Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin

Mangal ızgaranızı temizlemek zordur:

 

Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın bir müddet sonra sertleşmiş artıkların yumuşadığını göreceksiniz.

Boya kokusunu gidermek için

 

 iki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.

Cam kırıklarını temizlersiniz fakat kıymıkları göremezsiniz bunu da temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.

Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç çalkalayın

Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.

Kesik limonu nasıl saklarsınız:

 

 Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

 

Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.

Patates haşlarken:

 

Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zamanda patatesler daha çabuk.

Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için:

 

Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

Pastaların daha gevrek olması için:

 

(tatlı*tuzlu farketmez): Hamurun içine bir çay kaşığı tuz atın.

Dereotonu saklamak için:

 

Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için:

 

İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.

Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir.

 

Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

Börek üzerinin kızarması için

 

üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemekkaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.

Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız.

 

Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz,

 

çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için,

 

 kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.

Mantar sote pişirirken,

 

 tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.

Pişirip sakladığınız yumurtaları,

 

çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır.

 

Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C’ de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise,temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir.Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etininmermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

Yoğurttan daha fazla yararlanmak için

 

suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler

 

bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dakike kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.

Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa,

 

 ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

Evinizde mayonez yaparken

 

zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

Yeşil salatalık

 

 malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.

Balık çorbası yaparken:

 

S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için

 

ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

 

Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.

Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin

 

 pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

Bayat ekmeği ince ince dilimleyin

 

üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

Tavuk etinizin daha yumuşak,

 

daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra

 

içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın.Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını

 

temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.

Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur.

 

Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

Elmanın faydaları bitmez.

 

Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.

 

 

Son derece sağlıklı bir besin olan balık yağda kızartılınca sindirimi zor olabilir. Balıkları yıkayıp kuruladıktan sonra üzerine sıvıyağ sürüp una bularsanız daha az yağ çeker.

 

 

 Hazırlayacağınız böreğin, daha lezzetli olması ve kıvamında pişmesini istiyorsanız, birkaç saat buzdolabında beklettikten sonra pişirin.

 

 

 Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle beşamel ve diğer sütlü soslara tuzunu kıvamını bulduktan sonra eklemek gerekir.

 

 

 Salatanızın lezzetini artırmak için önce sirke veya limonu tuzla karıştırıp dökün, zeytinyağını sonra ilave edin.

 

 

 Fırında pişirdiğiniz tavuğun iyi kızarmasını istiyorsanız, pişmeden kısa bir süre önce üzerine tuzlu su sürerek fırına verin. Tavuğu kızartmadan önce haşlarken suyuna biraz limon ilave ederseniz daha iyi pişer. Bir başka yöntem de tavuğu unladıktan sonra bir saat buzdolabında bekletmektir.

 

 

 İyi bir patates püresi elde etmek için mutlaka sıcak süt ile hazırlayın. Pürenin içine ince kıyılmış nane, dereotu ve maydanoz ekleyerek kokusunu ve görünüşünü de güzelleştirebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kefir

 

 

 

ozgul kefir

 

 

KEFİR ile kizim sayesinde tanistim :razz:

Kizim yuksek lisansini Ege Universitesinin Sut teknolojisi bolumunde yapti. KEFİR in faydalari ve yapilisi hakinda bana epeyce bilgi verdi. Okulda KEFİR uretimi yapiliyor,Kantinde halka acik satisi var.KEFİR mayasini okuldan temin etmis Beraber uyguladik.Harika oldu. .Ogun bugundur yillardir  bikmadan usanmadan yapiyorum.Sabah kahvaltimizda  mutlaka bir bardak iceriz. KEFİR mayalari, buyudu cogaldi ese dosta verdim. Onlari bu konu hakkinda bilgilendirdim.

Marketlerde degisik firmalar satiyor ama ben derimki yapma imkaniniz olursa kurallarina uygun  kendiniz yapin.

Diyeceksiniz mayayi nerden temin edebilirim ? Ege universitesinin sut teknolojisi bolumunun kantininde  satiliyor. Duyduguma gore KEFİR mayasini aktarlarda satildigini soyluyorlar.Baska nerelerde satiliyor bu konu hakkinda bir fikrim yok.

KEFİR

Kefir Kafkasya’ da yaşayan insanların sıklıkla kullandıkları sütün mayalandırılmasıyla elde edilen bir süt ürünüdür. Son yıllarda Avrupa ve Amerika’da yapılmaya başlanmış ve ülkemizde de Ziraat Fakültelerinin Teknolojisi bölümlerinde üretilmekte olup, sınırlı miktarda satışı yapılmaktadır.

KEFİR NEDİR ?

Kefir, kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir.

 

KEFİR NERDEN GELMİŞTİR ?

Kefirin anavatanı Kafkaslardır. İlk kez Batı Asya’ da Türkler tarafından yapılan ve günümüzde pek çok ülkeye yayılan fermente bir süt ürünüdür. Kafkasyalılar kefiri su yerine içmekte ve gençlik iksiri olarak kullanmaktadırlar. Kafkaslardan dünyanın her tarafına yayılan Türkler bu içeceklerini beraberinde dünyanın her tarafına götürmüşler ve yaymışlardır. Şu anda bilimsel araştırma yapan fakülteler başta olmak üzere kuruluşlar kefirin faydaları üzerinde ciddi çalışmalar yapmakta ve önemli sonuçlara ulaşmaktadırlar.

 

KEFİR NELERE İYİ GELİR ?

Kullanımı ( içimi ) ve hazmı çok kolay olan kefir hücre yenileme özelliğine sahiptir. Mucize içecek kefir özellikle bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önlediğinden ömür uzatıcı olduğuna inanılır. Kafkasyalıların kefirin yararlarını bildiklerinden çocuklarına ile su gibi içirirler. Kafkasya’ da yüzyıldan fazla yaşamak çok sıra dışı bir durum değildir. Protein , yağ , laktoz ve mineraller bakımından hayli zengin ilaç tedavisi kesilmeden kullanıldığı zaman kandaki kötü kollestrolü azaltır, tansiyonu düşürür, idrarı sulandırır, vücuttan atılması gereken maddelerin gidişini kolaylaştırıyor, bağırsak hareketlerini hızlandırıyor, bulaşıcı, sarılık , eklem hastalıkları, ishal , kabız , kan kaybı, idrar torbası hastalıları, doğum sorunları, şeker düşürüyor ve en önemlisi KANSERİ GECİKTİRİYOR… Hazmının kolay , proteince zengin oluşuNEDENİ İLE Kefir hastalar ve çocuklar için önemli bir besindir.Hatta 20-30 günlük çocuklara bile günde bir iki kaşık içirilmesi önerilmektedir. Doktorlar, hastalarına ilaçların yanında birde kefir içmelerini tembihliyor.Ayrıca yapılan araştırmalarda kefirin kadın ve erkeklerde cinsel gücü arttırdığı da bildirilmiştir. Hücre yenileme sayesinde de kadınlar tarafından cilt maskesi olarak kullanıldığı da bilinmektedir.Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel SEZGİN, Japonya’ da fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre kefirin içinde yer alan maddelerin kanseri %53,6 oranında azalttığını ve ayrıca kefirin kanseri önleyici ilaçlarla kullanılması halinde kanserin tekrarlanma riskinin %67 oranında azalttığını da ortaya çıkarttığını belirtmiştir.( 22.02.2002 Star Gazetesi )Ayrıca kefir sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluk içinde yararlı olmaktadır.Ülser yüksek tansiyon , bronşit, astım hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

KEFİRİ KİMLER KULLANIR ?

Kefiri yaşı ne olursa olsun her yaştaki insan kullanabilir. Yan etkisi yoktur. Çocuklara bile rahatlıkla verilebilir.

 KANSER HASTALARI TERCİH EDİYOR ?

Kefir, vücut direncini arttırıyor, sindirim sistemine yararlı oluyor. Bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor. İlaç değil ama, kanser hastası olanlar, bu özellikleri nedeniyle kefiri tercih ediyor… Yapılan çalışmalar, kefirin, iştahsızlık ve uykusuzluğa da iyi geldiğini göstermiştir.

 ozgul kefir1

KEFİR TANESİ

Kefir Tanesi; fındık yada buğday büyüklüğünde, renkleri beyaz, beyaz-sarı arasında küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir. Boyutları 0,5-3 cm arasında değişir. Taneler sütü fermente edici rol oynar, en önemli özelliği fermantasyon sonunda süzülerek tekrar kullanılabilmesidir.Kefir taneleri kazein ve birbirleri ile ortak yaşayan mikroorganizmaların meydana getirdiği jelatinimsi koloniler oluştururlar. Çok karışık bir mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Değişik araştırmacılar, değişik bölgelerden aldıkları kefir tanelerinde farklı sayıda, oranda ve cinste mikroorganizma tespit etmiştir.Tanede genel olarak laktik asit bakterileri, laktozu fermente eden ve edemeyen mayalar mevcuttur. Bazı tanelerde enterokok ve koliform grubu bakterilere de rastlanmıştır. Kefir tanesinde saf toz halde liyofilize kültürler üretilmiştir. Avrupa ülkelerinde ve A.B.D. de genellikle saf kültürlerden kefir üretilirken , Rusya , Asya , Doğu Avrupa ve Ortadoğu bugüne kadar laboratuvar koşullarında kefir tanesi üretmek mümkün olmamıştır.

 

BESİN DEĞERLERİ

Kefir, vücudun temel fonksiyonlarında ve çeşitli faaliyetlerinde kullanılan mineraller ve esansiyel aminoasitler bakımından zengindir. Kefirde bulunan proteinler kısmi sindirimi yapılabilen ve bu nedenle vücut tarafından kolay değerlendirilebilir yapılardır. Kefirde bol miktarda bulunan ve esansiyel amino asitlerden bir tanesi olan triptofanın , mineral maddelerden kalsiyum ve magnezyumun sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğu bilinmektedir.Vücudumuzda en çok bulunan ikinci mineral madde olan fosfor, hücre gelişimi ve enerji ihtiyacının karşılanması için karbonhidratların , yağların ve proteinlerin kullanımında kolaylık sağlamaktadır. Kefir B12 , B1 ve K vitamini bakımından da zengindir. B u vitaminlerin yeterli alınması durumunda gerek böbrek, karaciğer ve sinir sistemine gerekse deri rahatsızlıklarına sayısız fayda sağladığı bilinmektedir.

 

KEFİR

Bugün Dünyada yoğurttan sonra en fazla tanınan fermente süt ürünlerinden birisi de kefirdir. Soğuk bir iklime sahip olan Kafkasya’nın dağ köylerinde çok eski yıllardan beri yapılan ve tüketilen kefir, önceleri bu bölgede yetiştirilen keçi ve koyun sütlerinden, ancak daha sonraları inek sütünden de yapılmaya başlanmış ve buradan Dünya’ya yayılmıştır. Ülkemizde ise kefirin henüz ticari amaçla üretimi söz konusu değildir. Ancak sağlık açısından önemi nedeniyle evlerde yapılmakta ve tüketilmektedir.

Kefir içilecek kıvamda, hafif ekşimsi, alkollü ve köpüklü bir süt ürünüdür. Bu özelliği nedeni ile de “Fermente Süt İçkisi” olarak da tanımlanmaktadır. Kefir ismi Türkçe “keyf” kelimesinden türemiştir. Bugün çok çeşitli ülkelerde ve büyük miktarlarda üretimi yapılan kefir, yalnız beğenilen tadından dolayı değil, bunun yanı sıra şifa verici özelliğinden dolayı da büyük ilgi görmektedir. Bu nedenledir ki bazı literatürlerde kefirin “Sağlık ve Mutluluk İçkisi” olarak tanımlandığı dikkati çekmektedir.

Fermente süt ürünleri arasında önemli bir yeri olan kefir, beyazımsı renkte, karnıbahara benzer şekilde ve genelde bezelye büyüklüğünde danelerden oluşmaktadır. Daneler her biri simbiyoz olarak yaşayan kazein ve jelatinimsi yapıda mikroorganizma kolonilerini içermektedir. Mikroorganizmalar Torula kefir, Saccharomyces kefir gibi mayaları ve Lactobacillus caucasium, Streptococcus lactis gibi bakteri kültürlerini içermektedir.

KEFİR YAPIMI

Evde kefir yapımında, pastörize ve sterilize sütler kullanılabilmektedir. Bu durumda sütün tekrar ısıtılmasına gerek olmadığı gibi, böyle sütlerin homojenize edilmiş olmaları ayrı bir avantaj sağlamakta ve ürünün üst kısmında istenmeyen yağ tabakası oluşmamaktadır.

Evde kefir yapmak için, süt kısa süre kaynatılarak daha sonra oda sıcaklığına kadar soğutulmakta ve ağzı sıkıca kapanabilen cam kavanoza aktarılmaktadır. Kapaklı kavanoz kullanılmasının nedeni, fermentasyon sırasında oluşan ve kefire ayrı bir tat veren CO2’in uçmasını önlemek içindir. Kefire işlenecek 1 litre süt için yaklaşık 20-40 gram kadar kafir tanesi süte katılmaktadır ve temiz bir kaşıkla karıştırılarak kavanozun ağzı sıkıca kapatılmaktadır. Bu şekilde mayalanan süt, yaklaşık 20oC civarında ve ışık almayan karanlık bir yerde 24-48 saat fermentasyona bırakılmaktadır. Fermentasyon sonunda, aşılanan sütün kefire dönüşümünden sonra, ürün küçük delikli bir süzgeçten geçirilmektedir. Süzgeç üzerinde kalan kefir taneleri ayrılmakta ve yeniden kefir yapımında kullanılmaktadır. Süzülen kısım ise kefir olarak tüketilmektedir. Kefir yapımından hemen sonra tüketilebildiği gibi buzdolabında saklanmak koşulu ile daha sonraki birkaç gün içerisinde de içilebilmektedir. Sağlık açısından kefirin en uygun tüketim zamanı genellikle sabahları aç karnına ya da akşamları yatmadan öncedir.

Diğer taraftan kefir tanelerinin her 40-45 günde bir defa süzgeç içerisinde çok ılık su ile iyice yıkanması ve üzerindeki süt artıklarının temizlenmesi gereklidir. Bu durum kefir tanelerinin aktifliğini arttırmaktadır. Ayrıca sürekli aşılanmak suretiyle büyüyen ve irileşen kefir tanelerini de ara sıra ayırmalı ve aktifliği azalan taneler kullanılmamalıdır.

KEFİRİN SAĞLIKLA İLGİLİ BAZI ÖZELLİKLERİ

Kefir, bileşiminde genel olarak %0.6-0.9 süt asidi, %0.6-0.8 alkol ve hacimsel olarak %50 CO2 içermektedir. Süt şekeri fermentasyon sonucunda %75 oranında azalmıştır ancak Vitamin B12 ve folik asit ise oldukça zenginleşmiştir.

Sütteki tüm besin maddelerini içerdiği için kefir beslenme değeri yüksek bir süt ürünüdür. Mikroorganizmaların etkisi ile laktoz ve proteinlerdeki değişmeler, kefirin sindirimini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca bu maddeler serinletici, iştah açıcı bir özelliğin, sevilen tat ve aromanın oluşmasına neden olmaktadırlar. Kefirdeki süt şekeri olarak da bilinen laktozun oranı azaldığı için laktoza duyarlı kişiler kefiri rahatlıkla tüketebilmektedirler. Başta B12 olmak üzere bazı B grubu vitaminler kefir kültüründe bulunan mikroorganizmalar tarafından sentezlenebilmektedirler. Kefirde oluşan süt asidinin %90’dan fazlasının kolayca hazmedilebilme özelliği bulunan L(+) süt asidi olduğu bildirilmektedir.

Kefirin gençlik içkisi olarak tanındığı ve su yerine içildiği Kafkasya’da tüberküloz, kanser ve hazım bozukluğu gibi hastalıklara rastlanmadığı ve ortalama insan ömrünün 110-130 seneye ulaştığına ait bilgiler bir çok literatürde yer almaktadır. Kefirde oluşan asetik asit, H2O2 gibi antibakteriyel maddeler ile antibiyotikler, E. coli ve Salmonella gibi patojen bakterilerin gelişmesine engelleyici etki yapmaktadırlar. Ayrıca kefir, mide, pankreas gibi bazı organların salgılarını da arttırmaktadır. Yapılan çalışmalar bu süt ürününün sinirsel rahatsızlıklar, iştahsızlık ve uykusuzluk için iyi bir ilaç olduğunu göstermiştir. Ayrıca halk arasında kefirin yüksek tansiyon, bronşit, sarılık, ishal, kabızlık, ekzema ve safra rahatsızlıklarını iyileştirdiği bilinmektedir. Düzenli olarak günde en az 500 mL kefir 6 ay tüketildiği zaman kefirin organizma üzerine stabilize edici, gençleştirici bir etkiye sahip olduğu, yaşlıların sağlığı üzerine çok yararlı etki yaptığı belirtilmektedir. Ayrıca karaciğer, safra, böbrek, kan dolaşımı, kalp metabolizması üzerine olumlu etki yaptığını, kireçlenmeyi önlediğini belirten bilgilerin bulunduğu da açıklanmaktadır.

(Bilgiler alintidir)

 

 

 

Related Posts with Thumbnails
Pages: Prev 1 2 3